Monthly Archives: Haziran 2013

İstanbul Adalar

Geçtiğimiz aylarda iki günlük bir tatil fırsatı yakalamışken nereye gitsem diye düşünceler aldı başını gitti.. Nereye gitsem diye düşünürken Adalara gitmeye karar verdik, ben her zaman tatil kaçamağı yapmak istediğimde direk Bodrum, Izmir yada Antalya civarına kaçardım. Bu seferde yine buralar için planlar yaparken kendimi adalarda buldum ve iyi ki de ama iyi ki de gitmişim.  2 gün geçirdim ama şunu söylemeliyim ki 1 saat için bile gitmeye değermiş.
Kınalı Ada ve Bozcaada için bir yorum yapmayacağım oralarda durmadık, ama vapurdan gördüğüm kadarıyla bu iki ada da pek birşey yok. Oldukça tenha ve sıkıcı gibi geldi gözüme..
Heybeli Ada diğer iki adaya nazaran çok daha iyi. Birkaç saat vakit geçirilebilir. Ama gel gelelim Büyükadaya varınca hayran kaldım. Ortam çok samimi, sürekli sizi dükkanına davet eden değnekçileri duymamazlığa gelip etrafınıza baktığınızda samimi bir ortam hissediyorsunuz, insanlarda ki rahatlığı ve tatil havasını sezebiliyorsunuz. İstanbul’da yaşamıyorum ama oranın karmaşasından kurtulmak için bire bir diyebilirim, cennet gibi..
İskeleden ilk indiğinizde ne tarafa gideceğinizi bilmiyorsunuz o karmaşada herkesin gittiği tarafa gidiyorsunuz ve adanın merkezindesiniz. Merkezde bir otel var ve o otelin yanındaki tost ve benzeri şeyler yapan dükkanda lezzet sıfır. Atıştırmalık yada kahvaltı için başka yere gitmenizi öneririm. Bir sürü mekan var.. Fayton sırası oldukça uzun. Benim tavsiyem yürümeyi seviyorsanız eğer faytonu boş verin yürüyüp, bol bol fotoğraf çekin etrafı inceleyin. Gerçekten harika.. Yorulurum diyorsanız giderken örneğin Aya Yorgi Kilisesinin oraya kadar faytonla gidin ama dönerken yokuş aşağı olacağı için mutlaka yürüyün, çam ağacı kokusunu temiz havayı içinize çekin.. Fayton kişi sınırı olmaksızın fayton başına 30 TL, en fazla 4 kişi binebilir..
Ada içerisindeki eski evleri incelediğinizde çok enteresan mimari yapılar olduğunu fark edeceksiniz. Bende birkaç fotoğraf yükledim. Yanlış hatırlamıyorsam eskiden orada yaşana ermeni vatandaşlarımızın evleriymiş. Oldukça heybetli görünümde olanlarda var ürkücü olanlarda var harika diyebileceğiniz yapılarda var.. Benim gibi kilise gezmeyi seven biri iseniz Aya Yorgi (St. George Monastery) Kilisesine mutlaka çıkıp gezmenizi tavsiye ederim, Küçük bir kilise ama otantik havası çok değişik. Oranın Hristiyanlar için anlamı da zaten oldukça büyük. Bilenler bilir bilmeyenler için kısaca yazmak gerekirse Hristiyan insanların hacı oldukları yer denilebilir.
Adalar hakkında daha nice izlenimler aktarabilirim, askerlik anısı gibi sonu yok.. Ama en iyisi okuyanların merakını fazla gidermemek, gidip görmeleri için yarım bırakmak.. ilk fırsatta Büyükada’ya yeniden gideceğim. Tadı damağımda kaldı. Fırsat kolluyorum.
Şimdi sizi ada fotoğrafları ile baş başa bırakıyorum..
Reklamlar
Categories: Haziran 2013, Hepsi | Etiketler: , , , , , , , | Yorum bırakın

Günübirlik Kızılcahamam gezisi..

Ankara’da yaşayınca her zaman deniz kenarına gitmek mümkün olmuyor.. Özel sektörün eline düşmüş iseniz zaten her istediğinizde toplu izin almakta mümkün olmuyor. Durum böyle olunca günü birlik geziler tek kaçış yolu..

Günübirlik gezilerde birçok alternatif var, Amasra, Safranbolu, Peri Bacaları, Kızılcahamam ve benzeri yerler hemen değerlendirmeye alınır..

Geçtiğimiz haftalarda hatta aylarda Kızılcahamam için böyle bir imkan oldu ve beklediğimden çok daha güzel geçti.. Gittiğiniz zaman ister termal’de vakit geçiriyorsunuz; ister kendinizi “soğuk su milli parkı” adlı yere götürüp ruhunuzu, yeşilin onlarca farklı rengiyle, temiz çam ormanları havasıyla dinlendiriyorsunuz..

Soğuk Su Milli Parkını merkezde kime sorarsanız gösterir, zaten beldenin üst kısımlarında kalıyor.. Oraya gitmeden önce yiyecek içecek almak isterseniz merkezden alın zira parkın orada büfe market gibi imkanlar yok. Çekirdeğinizi kolanızı tedarik edin 🙂

Ayrıca çarşıdaki köfteciden köfte yemenizi öneririm. Biz 3 kişi toplamda 60 tl ödemiştik.  Köfte öncesi getirilen tereyağı ve bal’ın güzelliğine kendinizi kaptırırsanız ekmeği fazla kaçırmış oluyorsunuz ve köfte zamanı tıkanırsınız benden söylemesi.. Köfteden sonra getirilen muz çilek gibi meyveleri de yemeyi unutmayın, tadı damağınızda kalacaktır..
(sinekli köfteci) 🙂

Categories: Haziran 2013, Hepsi | Etiketler: , , , , , , | Yorum bırakın

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: