Posts Tagged With: kum

2. Gün Ölüdeniz

Ağustos ayı ve tatilin 2. günü.. Rüya gibi geçen birinci günün ardından sabah erken saatlerde kalktım ve o sabahın sessizliğini ortamın otantik havasını seyretmeye başladım. Her kareyi fotoğraflamak geliyor insanın içinden.. Bulunduğum yer ile ilgili küçük bir video çektim kışın sıkıcı günlerinde iş yerinde seyredip nefes almaya çalışmak için.. 720p HD olarak ayarlayıp izleyebilirsiniz.

Buradan ayrılma zamanı geldiğindehiç gitmek istemediğim bu koydan biraz isteksiz ayrıldım. Bütün planı iptal edip burada kalmakta bir alternatifti ama gezilecek görülecek yerler çoktu, Yola devam..

1.gün ile iligli yazımda bahsettiğim yol manzarasını dönerken video olarak çektim.. Kabak köyünden ölüdenize doğru gidiyoruz..

Kabak koyundan, kabak köyüne geçecegim ve oradan da Ölüdeniz’e.. Belirli dolmuş saatleri var ve koydaki tesislerde dolmuş söförlerinin numaraları var. Arayıp bilgi alıyorsunuz. Başka giden insanlarda varsa 5 tl gibi bir ücretle kabak koyundan, kabak köyüne geçiyorsunuz, eğer başka kimse yoksa bu ücret 20 TL’ye kadar ulaşabiliyor. Arazi yamaç olduğundan ve muhtemelen sırt çantanızda olacağından koydan köye yürümek pek mantıklı değil, tavsiye etmem. Kabak koyundan kabak köyüne ulaştığınızda oradan da bir başka dolmuş ile Ölüdeniz, Hisarönü, Fethiye taraflarına gidebilirsiniz. Bu iki dolmuşun saati genellikle senkronize şeklinde, beklemek durumda kalmıyorsunuz. Kabak Köyünden Ölüdeniz 5 TL, Hisarönü 7.5 TL, Fethiye 10 TL Taksi ücretleri ise aşağıdaki gibi..

Ölüdenize gelince o mavi hatta turkuaz renkli denize atlamamak için zor tutuyordum kendimi.. Deniz resmen kendine doğru çağırıyor insanı.. Önce ayarladığı ayarladığım oda + kahvaltı şeklinde otele yerleştim. Fiyatı Ağustos ayında kişi başı 75 tl ve gayette memnun kaldık. Pahalı fiyatlı otellere boşuna para ödemeyin emin olun araştırdığınızda çok daha uygun fiyatlı ve güzel yerler bulabilirsiniz.

 Otele yerleştikten sonra direk sahile attım kendimi.. Gözüm hep havalarda, o kadar süzülüyor ki yamaç paraşütçüleri.. İnişlerini seyretmekten denize girmeyi unutabilirim.. Birkaç tanesini video çektim blogda paylaşmak için.. Biraz daha seyrettikten sonra Ölüdeniz merkezindeki belcekız plajına ayak bastım.

Ölüdeniz Belcekiz Plajı (akşama doğru)

Ölüdeniz Milli Parkı’na daha sonra gideceğim, pardon yanlış yazdım “ÖLÜDENİZ TİCARET PARKI HAKKINDAKİ REZİLLİĞİ” daha sonra ayrı bir konu olarak yazacağım. Neyse konuya devam edeyim. Daha önce internetten baktığım o güzel plaj artık önümdeydi.. Mavinin tonu plajın rengi temiz hava maki bitki örtüsü cafelerden gelen hafif müzik sesi ortam harika..

Ben bu plajı kum sanıyordum ama burası da Kabak Koyu gibi taşlık ama rahatsız edici değil. Çocuklar için kumdan kale imkanı maalesef yok bu sebeple kafanıza taş gelebilir aman dikkat 🙂

Deniz’in içi de kum değil ufak çakıl taşlarından oluşuyor ve rahatsız edici değil ama deniz ayakkabılarınızı yanınıza almanızı öneririm. Ölüdeniz çarşısında da satılıyor çeşit çok fiyatı 20 tl civarı..

 Belcekız plajı hakkında fazla değinilmemiş bir konu daha var bende gidince öğrendim. Buranın deniz’i aşırı derin arkadaşlar.. Bu konuya dikkat etmelisiniz, plajdan 1 metre bile gitmeden ani bir derinlik oluşuyor, aniden ayağınız boşluğa gelebilir ve deniz oldukça dalgalı olabiliyor. Bu bölgenin genelinde durum böyle, eğer çocuklu iseniz Ölüdeniz milli parkı (Ölüdeniz ticaret parkı) içindeki Ölüdeniz’e gitmenizi öneririm, orası hem kum hemde sığ bir su ve göl yapısı olduğu için dalga yok.

Ölüdeniz mevkisinde birçok aktivite bulabilirsiniz. Denizdeki parasading, banana vb su sporları dışında yamaç paraşütü, çevre yerlerde dalış, tekne turu ve jeep safarilere katılabilirsiniz. Ben jeep safariye katıldım ve üçüncü günü sabah 8 akşam 17 ye kadar çok mükemmel bir şekilde geçirdim. Tavsiye ederim. Bu aktivitelerin fiyatlarına değinecek olursak parasading 80 TL, banana 20 TL, deniz yatağı 40 TL, tekne turları 30 TL den başlıyor, dalış 90 TL, yamaç paraşütü + kamera kaydı 200-250 TL (sigorta dahil) ve jeep safari 45 TL (öğle yemeği dahil)

Yamaç Paraşütü

Günün yarısını belcekız plajında geçirip diğer yarısınıda Ölüdeniz bölümünde denize girerek geçirdim ve ikinci günümü deniz kum güneş üçlüsü ile dinlenerek bitirdim. Can sıkıcı günlerde nefes aldığım günleri hatırlamak için Ölüdeniz mevkinde yine kısa bir video çektim.

Reklamlar
Categories: Ağustos 2013, Hepsi | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

1. Gün Kabak Koyu ve Şelale

Yıllık izin diye, diye bütün sene bugünü bekledim desem yeridir… ilk yıllık izini Temmuz ayında Bodrum ‘da kullandım, önceki yazılarımda bir iki şey karalamıştım, yıllık iznimin üçüncü bölümünü ise daha önce görmediğim ve çok merak ettiğim Fethiye ölüdeniz taraflarına gitmek için planladım ve o gün geldi çattı. Çocuk gibi heyecan dorukta, görmediğim merak ettiğim bir yer, fotoğraflardan gördüğüm kadarıyla uzunca bir plaj, masmavi deniz, kum, güneş, doğa, anlatmaya kelimeler yetmez..

Sabah Fethiye otogarına ilk geldiğimde ilçede biraz gezinme imkanım oldu, çok fazla dolaşamadım ama gördüğüm kadarıyla şirin güzel bir ilçe. Marina tarafları canlı, çarşı merkezi daha sakin, oturacak yerler kafeler çay bahçeleri var. ilçe merkezinde geçen çay ya da dere her ne ise onun yanında yapılan yürüyüş yolu boyunca yürüyüp ilçe merkezine ulaşmak mümkün. O dere hem güzel bir hava katmış, insan yürürken sıkılmıyor hemde çarşıyı görmüş oluyorsunuz.

(Buraya kadar sizinle daha fazla Fethiye fotoğrafı paylaşmak isterdim ama şarj konusu sıkıntı olabilir diye çekmedim. Asıl güzel fotoğraflar bundan sonrakilerde..)
İlçe merkezinde turizm bürosu var gitmek istediğiniz yerlerle ilgili bilgi alabilirsiniz. Yine ilçe merkezinde balıkçılar pasajı var akşamları dolup taşıyordu. Fethiye’de Rakı Balık için sanırım en çok tercih edilen yer orası..
(Balıkçılar çarşısında akşam çekilmiş bir fotoğraf)
Balıkçılar çarşısı civarında Bodrum meydanda olduğu gibi hediyelik eşya satan dükkanların olduğu sokaklar mevcut, ara sokakların birince adını hatırlayamadığım havuzlu bir yer mevcut, çay kahve nargile içmek için tavsiye edebilirim.
Otogarın aşağısında ölüdeniz, kabak faralya vb yerler için dolmuşların hareket ettiği bir durak var. Fethiyede ki gezinti bittikten sonra doğruca ilk durak olan Kabak Koyuna gitmek için hareket ettik.
Kabak koyuna giderken fethiyeden çıktıktan sonra önce Hisarönü mevkii, sonra Ölüdeniz ve akabinde Kelebekler Vadisi, Faralya, Kabak koyuna doğru ulaşıyorsunuz. Ölüdeniz’den sonra her taraf dağ taş bayır olunca biz nereye gidiyoruz diye düşünebilirsiniz ama endişelenmeyin. O toprak yolların sonunda belli bir noktada inip biraz yürüyeceksiniz ve sizi güzel bir koy bekliyor olacak.. Kendinizi gideceğiniz yere kadar manzaranın güzelliğine bırakın. Aracınız var ise kelebekler vadisinde durup etrafı seyredebilirsiniz yada Kelebkler vadisi denilen bölgenin iç kısımlarına yani asıl “kelebekler vadisine” gidebilirsiniz. Biz Kabak için yola devam ettik.
Kabak koyu çevresinde konaklayabileceğiniz çok güzel mekanlar var. Genellikle bungalow evleri tarzındalar, kimi klimalı kimi klimasız oldukça keyifli ve huzurlu mekanlar var..
İster denizin kenarında oturun yemek yiyin manzaranın tadını çıkarın denize girin, isterseniz de koyun iç taraflarında bulunan ufak şelaleye karşı trekkinge çıkın. Fakat trekking ile uğraşmayanlara şelale rotasını tavsiye etmem. Zira su yok ve rota işaretleri bilmeyenleri zora sokabilir yanlış yerlere gidebilirsiniz.
Şelale neredeyse el değmemiş bakir güzellikte çok büyük bir yer değil kimilerine göre bunun içinmi geldik denilebilir ama keyif meselesi.. Yürüyüş deneyimi olanlar vakit geçirmek için gidebilir.
Bungalow evlerinin oradaki yollarda uyarı levhaları var şelale yolu için.
Yol boyunca bu izleri takip etmek durumundasınız, 1 tanesi  kaçırırsanız oldukça can sıkıcı durumlara yol açabilir. Yürüken gözünüz açık olmalı..
Güzergah boyunca değişik ağaç çeşitleri var , Şelaleye giden yolun her noktası manzara ve keyif..
Likya yolunun küçük bir noktası bu güzergaha bağlanmış görmek isteyenler için, ve tabelaların akabinde vardığımız şelale küçük,Tertemiz tatlı su ve içilebilir. (sorumluluk kabul etmem, biz içtik sıkıntı olmadı) 🙂 İçinde minnak yengeçler var.
Şelale ile ilgili kısa video 720p HD olarak izleyebilirsiniz:

Şelaleden geri döndükten sonra kendimizi yemeye ve denize bıraktık. O yorgunluğun üzerine yemek yemek ve denize girmek kesinlikle harikaydı..

Kabak koyunda bulunan bir tesise ait, isteyenler tulumunu alıp orada uyuyabilir, yoga ve meditasyon gibi aktivitelere katılabilir.

Kabak koyunun tam merkezinde bulunan tesiste denizin yanı sıra havuz imkanıda var. Duş ve tuvaletten faydalanabiliyorsunuz. Ekstra bir ücret talep edilmiyor. Wifi var. Yemek çeşitleri zengin ve güzel diyebilirim. Fiyatlar makul. Örneklemek gerekirse Tavuk salata, orta boy karışık pizza, 1 büyük su, 2 kutu kola 38 tl

Sahilin nasıl olduğundan bahsetmek gerekirse ben kum sanıyordum ama kum renginde çakıl taşlarıymış meğer. Ayağı fazla rahatsız etmiyor, kumluk alan yok, denizin içi sahildeki taşların biraz daha küçük hali, deni ayakkabısız girilebilir, ama ben genede deniz ayakkabınızı yanınıza almanızı tavsiye ederim.

Akşama doğru koydan biraz tepelere doğru çıkıp kalacağım tesise giderek bu güzel koyun manzarasını tepeden seyrettim ve günü açık havada havuz kenarında uyuyarak bitirdim.
 Kaldığım tesisin içinden fotoğraflar
Tesisin manzarası kabak koyunu tepeden görüyor ve güzel bir havuz manzarası var..
Burada Türk Kahvesi içilir..
Oldukça güzel göze hitap eden aksesuarlar ve değişik konumlarda Bungalow evler mevcut
Sabah kahvaltısında açık büfeye doğru giderken sizi ahşaptan yapılmış bu baykuş arkadaş karşılıyor 🙂
…..   1. Günün sonu        …..
Gece burada uyumak ve sabah gözünüzü açtığınızda Kabak Koyu manzarasını görmek… Ben yaptım  : )
Categories: Ağustos 2013, Hepsi | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | 4 Yorum

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: