Posts Tagged With: sand

1. Gün Kabak Koyu ve Şelale

Yıllık izin diye, diye bütün sene bugünü bekledim desem yeridir… ilk yıllık izini Temmuz ayında Bodrum ‘da kullandım, önceki yazılarımda bir iki şey karalamıştım, yıllık iznimin üçüncü bölümünü ise daha önce görmediğim ve çok merak ettiğim Fethiye ölüdeniz taraflarına gitmek için planladım ve o gün geldi çattı. Çocuk gibi heyecan dorukta, görmediğim merak ettiğim bir yer, fotoğraflardan gördüğüm kadarıyla uzunca bir plaj, masmavi deniz, kum, güneş, doğa, anlatmaya kelimeler yetmez..

Sabah Fethiye otogarına ilk geldiğimde ilçede biraz gezinme imkanım oldu, çok fazla dolaşamadım ama gördüğüm kadarıyla şirin güzel bir ilçe. Marina tarafları canlı, çarşı merkezi daha sakin, oturacak yerler kafeler çay bahçeleri var. ilçe merkezinde geçen çay ya da dere her ne ise onun yanında yapılan yürüyüş yolu boyunca yürüyüp ilçe merkezine ulaşmak mümkün. O dere hem güzel bir hava katmış, insan yürürken sıkılmıyor hemde çarşıyı görmüş oluyorsunuz.

(Buraya kadar sizinle daha fazla Fethiye fotoğrafı paylaşmak isterdim ama şarj konusu sıkıntı olabilir diye çekmedim. Asıl güzel fotoğraflar bundan sonrakilerde..)
İlçe merkezinde turizm bürosu var gitmek istediğiniz yerlerle ilgili bilgi alabilirsiniz. Yine ilçe merkezinde balıkçılar pasajı var akşamları dolup taşıyordu. Fethiye’de Rakı Balık için sanırım en çok tercih edilen yer orası..
(Balıkçılar çarşısında akşam çekilmiş bir fotoğraf)
Balıkçılar çarşısı civarında Bodrum meydanda olduğu gibi hediyelik eşya satan dükkanların olduğu sokaklar mevcut, ara sokakların birince adını hatırlayamadığım havuzlu bir yer mevcut, çay kahve nargile içmek için tavsiye edebilirim.
Otogarın aşağısında ölüdeniz, kabak faralya vb yerler için dolmuşların hareket ettiği bir durak var. Fethiyede ki gezinti bittikten sonra doğruca ilk durak olan Kabak Koyuna gitmek için hareket ettik.
Kabak koyuna giderken fethiyeden çıktıktan sonra önce Hisarönü mevkii, sonra Ölüdeniz ve akabinde Kelebekler Vadisi, Faralya, Kabak koyuna doğru ulaşıyorsunuz. Ölüdeniz’den sonra her taraf dağ taş bayır olunca biz nereye gidiyoruz diye düşünebilirsiniz ama endişelenmeyin. O toprak yolların sonunda belli bir noktada inip biraz yürüyeceksiniz ve sizi güzel bir koy bekliyor olacak.. Kendinizi gideceğiniz yere kadar manzaranın güzelliğine bırakın. Aracınız var ise kelebekler vadisinde durup etrafı seyredebilirsiniz yada Kelebkler vadisi denilen bölgenin iç kısımlarına yani asıl “kelebekler vadisine” gidebilirsiniz. Biz Kabak için yola devam ettik.
Kabak koyu çevresinde konaklayabileceğiniz çok güzel mekanlar var. Genellikle bungalow evleri tarzındalar, kimi klimalı kimi klimasız oldukça keyifli ve huzurlu mekanlar var..
İster denizin kenarında oturun yemek yiyin manzaranın tadını çıkarın denize girin, isterseniz de koyun iç taraflarında bulunan ufak şelaleye karşı trekkinge çıkın. Fakat trekking ile uğraşmayanlara şelale rotasını tavsiye etmem. Zira su yok ve rota işaretleri bilmeyenleri zora sokabilir yanlış yerlere gidebilirsiniz.
Şelale neredeyse el değmemiş bakir güzellikte çok büyük bir yer değil kimilerine göre bunun içinmi geldik denilebilir ama keyif meselesi.. Yürüyüş deneyimi olanlar vakit geçirmek için gidebilir.
Bungalow evlerinin oradaki yollarda uyarı levhaları var şelale yolu için.
Yol boyunca bu izleri takip etmek durumundasınız, 1 tanesi  kaçırırsanız oldukça can sıkıcı durumlara yol açabilir. Yürüken gözünüz açık olmalı..
Güzergah boyunca değişik ağaç çeşitleri var , Şelaleye giden yolun her noktası manzara ve keyif..
Likya yolunun küçük bir noktası bu güzergaha bağlanmış görmek isteyenler için, ve tabelaların akabinde vardığımız şelale küçük,Tertemiz tatlı su ve içilebilir. (sorumluluk kabul etmem, biz içtik sıkıntı olmadı) 🙂 İçinde minnak yengeçler var.
Şelale ile ilgili kısa video 720p HD olarak izleyebilirsiniz:

Şelaleden geri döndükten sonra kendimizi yemeye ve denize bıraktık. O yorgunluğun üzerine yemek yemek ve denize girmek kesinlikle harikaydı..

Kabak koyunda bulunan bir tesise ait, isteyenler tulumunu alıp orada uyuyabilir, yoga ve meditasyon gibi aktivitelere katılabilir.

Kabak koyunun tam merkezinde bulunan tesiste denizin yanı sıra havuz imkanıda var. Duş ve tuvaletten faydalanabiliyorsunuz. Ekstra bir ücret talep edilmiyor. Wifi var. Yemek çeşitleri zengin ve güzel diyebilirim. Fiyatlar makul. Örneklemek gerekirse Tavuk salata, orta boy karışık pizza, 1 büyük su, 2 kutu kola 38 tl

Sahilin nasıl olduğundan bahsetmek gerekirse ben kum sanıyordum ama kum renginde çakıl taşlarıymış meğer. Ayağı fazla rahatsız etmiyor, kumluk alan yok, denizin içi sahildeki taşların biraz daha küçük hali, deni ayakkabısız girilebilir, ama ben genede deniz ayakkabınızı yanınıza almanızı tavsiye ederim.

Akşama doğru koydan biraz tepelere doğru çıkıp kalacağım tesise giderek bu güzel koyun manzarasını tepeden seyrettim ve günü açık havada havuz kenarında uyuyarak bitirdim.
 Kaldığım tesisin içinden fotoğraflar
Tesisin manzarası kabak koyunu tepeden görüyor ve güzel bir havuz manzarası var..
Burada Türk Kahvesi içilir..
Oldukça güzel göze hitap eden aksesuarlar ve değişik konumlarda Bungalow evler mevcut
Sabah kahvaltısında açık büfeye doğru giderken sizi ahşaptan yapılmış bu baykuş arkadaş karşılıyor 🙂
…..   1. Günün sonu        …..
Gece burada uyumak ve sabah gözünüzü açtığınızda Kabak Koyu manzarasını görmek… Ben yaptım  : )
Reklamlar
Categories: Ağustos 2013, Hepsi | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | 4 Yorum

tatilin son günleri geldi aklıma..

Geçtiğimiz yıl Yalıkavakta ki tatilimin son günleri geldi aklıma.. Bir hafta ne çabuk geçmişti, ankaranın, koşturmacanın, yalan dolan insanların içine girmektense, burada her gün biraz daha kalsam diye zaman geçmesin istiyordum.. Tatili kim sevmez ki diyorsunuz ama bazı insanlar için tatil, tatil olmaktan çok daha anlamlıdır, çok daha derindir…

sabah uyandığında hissettiğin havada ki o serinliğin tadını, ertesi gün bulamayacak olmanın verdiği mutsuzluk kaplar insanın içini.. gün ışığı bile sanki bir başka aydınlatır oralarda.. bahçede ya da terasta hatta Yalıkavak merkezde ki iskele cafe’de yaptığın kahvaltının verdiği huzuru hangi şehir verebilirdi..

Bizim bahçede ki üzüm salkımları hala gözümün önünde.. uzun süre kalamadığımız için fazla bakım yapamıyorduk ama o haliyle bile ekşimsi bir tat ile damağımızda bırakırdı tadını, bir sonraki seneyi iple çekerdik..

ilerleyen günlerde “Yalıkavakta bir günü” anlatan bir yazı yazacağım. O zaman yukarıda bahsettiğim iskele cafeyi, çarşı merkezini, sahili, yollarını, ağaçlarını, bahçede ki üzüm salkımlarını kare kare fotoğraflayıp daha detaylı anlatmayı düşünüyorum. şimdilik sadece bir kaç kare paylaşacağım..

Categories: Hepsi, Nisan 2013 | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

%d blogcu bunu beğendi: